İçeriğe geç
Randevu Al
Menü

Diyabetik Ayak

Diyabetik Ayak Yarası

  • Yayın:
  • Güncelleme:
  • Tıbbi inceleme: Doç. Dr. Hüsrev Diktaş,
  • 8 dk okuma

Kısaca

Diyabetik ayak yarası, şeker hastalığı olan bir kişinin ayağında açılan ve çoğu zaman his kaybı yüzünden fark edilmeden büyüyen deri yarasıdır. Genellikle tekrarlayan bası, uygun olmayan ayakkabı ya da küçük bir travmayla başlar. Yaranın sinir hasarına mı, dolaşım bozukluğuna mı yoksa ikisine birden mi bağlı olduğu tedavinin yönünü belirler; bu yüzden her yara hekim tarafından ayrıntılı değerlendirilmelidir.

Ayak tabanındaki yaranın üzerine eldivenli elle temiz pansuman yerleştirilmesi
İçindekiler
  1. Diyabetik ayak yarası nasıl oluşur?
  2. Yara en sık nerede açılır?
  3. Nöropatik, iskemik ve nöroiskemik yara
  4. Diyabetik ayak yarası nasıl değerlendirilir?
  5. Sınıflama sistemleri ne işe yarar?
  6. Diyabetik ayak yarası neden yavaş iyileşir?
  7. Tedavinin temel ilkeleri
  8. Ne zaman hekime başvurmalısınız?
  9. Sık sorulan sorular
  10. Kaynaklar

Diyabetik ayak yarası, diyabeti olan bir kişinin ayağında açılan ve kendi hâlinde kapanmayan deri yarasıdır. Çoğu, ayaktaki sinirlerin hasar görmesi nedeniyle ağrı hissedilmediği için fark edilmeden başlar: dar bir ayakkabının sürekli sürtündüğü nokta, çorabın içine kaçmış küçük bir taş ya da kalınlaşmış bir nasırın altında oluşan kanama. Kişi ayağına basmaya devam ettikçe yara derinleşir. Bu sayfada yaranın nasıl oluştuğunu, hangi türleri olduğunu ve hekimin değerlendirirken nelere baktığını anlatıyoruz.

Diyabetin ayağı genel olarak nasıl etkilediğini merak ediyorsanız önce diyabetik ayak nedir sayfasına göz atabilirsiniz.

Diyabetik ayak yarası nasıl oluşur?

Yaranın arkasında çoğunlukla iki temel sorun vardır: nöropati (sinir hasarı) ve periferik arter hastalığı (bacak ve ayak damarlarında daralma). Bunlardan biri ya da ikisi varken küçük bir tetikleyici olay yarayı başlatır[1].

Fark edilmeyen bası

Sinir hasarı olan ayak, sağlıklı bir ayağın hemen hissedeceği zorlanmayı fark etmez. Parmaklarda çekiç parmak gibi şekil bozuklukları ve eklem sertliği eklendiğinde, yürürken ayağın bazı noktalarına normalden çok daha fazla yük biner. Vücut bu bölgede deriyi kalınlaştırarak (nasır) cevap verir. Nasır ise oradaki basıncı daha da artırır; zamanla altında küçük kanamalar olur ve sonunda deri açılır[1]. Tabanda, parmak eklemlerinin hizasında görülen pek çok yara bu yoldan gelişir[3].

Yalnızca yürümek değil, uzun süre aynı pozisyonda kalmak da bası yaratabilir. Türkiye'deki kılavuz, namaz sırasında bir ayağın sürekli diğerinin altına alınmasının dış ayak bileği kemiği üzerinde nasır ve bası yarasına yol açabileceğini özellikle belirtir[3].

Küçük travmalar

Duyu kaybı olan bir ayakta küçük bir yaralanma da yara başlatabilir. Ayağı vuran yeni bir ayakkabı, çıplak ayakla basılan bir cisim, fazla sıcak su ya da ısıtıcıya yakın tutulan ayak tipik örneklerdir[1]. Otonom sinirlerin etkilenmesi ise terlemeyi azaltır; kuruyan deride kendiliğinden çatlaklar açılabilir ve bunlar da mikroplar için giriş kapısı olur[3].

Ortak nokta şudur: kişi yarayı hissetmediği için yürümeye devam eder ve sürekli bası yaranın kapanmasını engeller[1].

Yara en sık nerede açılır?

Yaralar çoğunlukla ayağın en çok yük taşıyan ya da ayakkabıyla en çok temas eden noktalarında görülür:

  • Ayak tabanının ön kısmı, özellikle parmak eklemlerinin hemen altı (nasırın sık geliştiği yer)[3]
  • Çekiç ya da pençe parmakların üst yüzü ve uçları; burada nasır olmadan da ayakkabı vurmasıyla yara açılabilir[3]
  • Başparmak ve başparmak eklemi çevresi
  • Topuk; özellikle uzun süre yatağa bağlı kalan kişilerde topuk bası açısından korunmalıdır[1]
  • Parmak araları; nem ve sürtünme burada deriyi yumuşatıp zayıflatabilir

Yaranın yeri, hem nedeni hem de tedavide hangi yük boşaltma yönteminin seçileceği hakkında ipucu verir.

Nöropatik, iskemik ve nöroiskemik yara

Diyabetik ayak yaraları altta yatan nedene göre üç gruba ayrılır. Bu ayrım önemlidir, çünkü her birinin tedavisinde öncelik farklıdır[1].

Yara tipiAltta yatan sorunGenel özellikler
NöropatikKoruyucu his kaybı var, belirgin damar hastalığı yokGenellikle tabanda, nasırla çevrili ve ağrısız olabilir
İskemikDamar hastalığı var, his korunmuşDaha az görülür; genellikle ağrılıdır ve küçük bir travmadan sonra başlayabilir
NöroiskemikHem his kaybı hem damar hastalığıHis kaybı nedeniyle ağır dolaşım bozukluğuna rağmen ağrı olmayabilir

Uluslararası Diyabetik Ayak Çalışma Grubu (IWGDF), yaraların büyük bölümünün nöropatik ya da nöroiskemik olduğunu, damar hastalığının ise bu hastaların yarısına kadarında bulunduğunu bildirir[1]. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD) kılavuzu dağılımı yaklaşık olarak yüzde 35 nöropatik, yüzde 15 iskemik ve yüzde 50 nöroiskemik şeklinde verir[3].

Pratikte bunun anlamı şudur: Ağrı olmaması, yaranın hafif olduğunu göstermez. Nöroiskemik bir yarada ayağın kan akımı ciddi biçimde azalmışken bile kişi hiçbir şikâyet duymayabilir[1].

Diyabetik ayak yarası nasıl değerlendirilir?

Hekim yarayı gördüğünde yalnızca yüzeyine bakmaz. Amaç, yaranın ne kadar derin olduğunu, enfeksiyon bulunup bulunmadığını, ayağa yeterli kan gidip gitmediğini ve kemiğin etkilenip etkilenmediğini anlamaktır.

Derinlik

Yaranın yalnızca deri ve deri altında mı kaldığı, kas ya da tendona mı ulaştığı, yoksa kemiğe mi dayandığı ayrı ayrı belirlenir. Yaranın üstü nasır ya da ölü dokuyla kaplıysa gerçek derinlik görünmez; bu yüzden ilk muayenede ya da ilk fırsatta bu dokuların temizlenmesi (debridman) önerilir. Ağır dolaşım bozukluğu olan ve enfeksiyonu olmayan yaralarda ise bu işlem yapılmaz[1].

Yarada enfeksiyon var mı?

Kızarıklık, ısı artışı, şişlik ya da sertleşme, hassasiyet veya ağrı belirtilerinden en az ikisinin bulunması ya da irinli akıntı olması enfeksiyonu düşündürür. Sinir hasarı ve dolaşım bozukluğu bu bulguları silikleştirebilir; hafif ve orta enfeksiyonlarda ateş çoğu zaman görülmez[1]. Enfeksiyon varsa şiddeti hafif, orta ya da ağır olarak derecelendirilir[4]. Bu konunun ayrıntısını diyabetik ayak enfeksiyonu sayfasında bulabilirsiniz.

Dolaşım

Ayak nabızları elle kontrol edilir. Gerekirse el Doppler cihazıyla ayak atardamarlarındaki akım dinlenir; ayak bileği ve ayak başparmağındaki tansiyon ölçülerek koldaki tansiyonla oranlanır (ayak bileği-kol indeksi ve parmak-kol indeksi)[1][5]. Diyabette damar duvarları sertleşebildiği için ayak bileği ölçümü yanıltıcı biçimde normal çıkabilir; bu durumda parmak basıncı daha güvenilir bilgi verir[3].

Kemik tutulumu

Steril, ucu küt bir metal sondayla yaranın tabanında kemiğe dokunulup dokunulamadığına bakılır (prob-kemik testi). Derin yaralarda düz röntgen çekilir. Bu bulgular kan testlerindeki iltihap göstergeleriyle birlikte değerlendirilir; tanı hâlâ net değilse MR istenebilir[4].

Kişiye ait etkenler

Böbrek işlevi, bacakta ödem, beslenme durumu, kan şekeri kontrolü ve ruhsal durum da iyileşmeyi etkilediği için değerlendirmeye dahil edilir[1]. Hekim ayrıca yaraya neyin yol açtığını bulmaya çalışır: ayakkabınıza, yürüyüşünüze ve ayağınızdaki şekil bozukluklarına bakar. Uygun olmayan ayakkabı ve çıplak ayakla yürümek, yalnızca dolaşım bozukluğuna bağlı yaralarda bile sık rastlanan tetikleyicilerdir[1].

Sınıflama sistemleri ne işe yarar?

Yaranın özelliklerini ekip içinde ortak bir dille tarif etmek için sınıflama sistemleri kullanılır. IWGDF 2023 kılavuzu, sağlık çalışanları arasındaki iletişim için ilk seçenek olarak SINBAD sistemini önerir[2].

Damar hastalığı olan kişilerde iyileşme olasılığını ve ampütasyon riskini kabaca öngörmek için WIfI (yara, iskemi, ayak enfeksiyonu) sistemi kullanılabilir; enfeksiyonun şiddeti ise IWGDF/IDSA sınıflamasıyla belirtilir[2]. Türkiye'de Wagner ve Teksas Üniversitesi sınıflamaları da hâlâ yaygın olarak bilinir[3].

Bir noktanın altını çizmek gerekir: IWGDF, mevcut sistemlerin hiçbirinin tek bir hasta için kesin sonuç tahmini yapmakta kullanılmamasını önerir[2]. Sınıflama bir iletişim ve planlama aracıdır; "sizin yaranız şu kadar sürede iyileşir" demenin yolu değildir.

Diyabetik ayak yarası neden yavaş iyileşir?

Yaranın uzun sürmesinin genellikle birden fazla nedeni vardır:

  • Bası sürüyor: Yaranın üzerine basılmaya devam edildikçe iyileşen doku tekrar tekrar zedelenir. His kaybı nedeniyle kişi bunu fark etmez[1].
  • Kan akımı yetersiz: Oksijen ve besin taşıyan kan yaraya yeterince ulaşmazsa doku onarılamaz. Damar hastalığı geç iyileşmenin, kangrenin ve ampütasyonun önemli bir nedenidir[1].
  • Enfeksiyon: Tedavi edilmeyen enfeksiyon derin dokulara ve kemiğe ilerleyebilir[1].
  • Yüksek kan şekeri: Kan şekerinin yüksek seyretmesi, mikroplarla savaşan beyaz kan hücrelerinin işlevini bozar[3].
  • Geç başvuru: TEMD kılavuzu, hastaneye geç başvurmayı, yetersiz tedaviyi ve yaralı ayağın üzerine basmaya devam etmeyi iyileşmeyi geciktiren başlıca etkenler arasında sayar[3].
  • Nasır ve ölü doku: Yarayı çevreleyen nasır ve yaranın içindeki ölü doku, yara kenarlarının birbirine yaklaşmasını engeller[1].

Bu yüzden iyileşmeyen bir yarada asıl soru "hangi kremi süreyim?" değil, "bu yaranın kapanmasını ne engelliyor?" olmalıdır.

Tedavinin temel ilkeleri

Tedavi, yarayı geciktiren nedenlerin her birine ayrı ayrı yönelir[1]:

  1. Enfeksiyon varsa gecikmeden tedavi edilmesi
  2. Dolaşım bozukluğu varsa damarların değerlendirilip gerekirse açılması
  3. Yaranın üzerindeki yükün kaldırılması (yük boşaltma)
  4. Düzenli yara bakımı: ölü dokunun temizlenmesi ve nemli bir yara ortamının korunması
  5. Kan şekeri, ödem, beslenme gibi kişiye ait etkenlerin düzeltilmesi

Uygun bakıma rağmen 4–6 hafta içinde iyileşme belirtisi görülmeyen yaralarda, ilk damar testleri normal olsa bile damar görüntülemesi ve tedavisi düşünülmelidir[1][5]. Bu basamakların ayrıntısını diyabetik ayak yarası tedavisi sayfasında, evde yapılacak bakımı ise diyabetik ayak yarasında pansuman sayfasında anlatıyoruz.

Ne zaman hekime başvurmalısınız?

Diyabetiniz varsa ayağınızda açılan her yarayı, ne kadar küçük görünürse görünsün, bir sağlık profesyoneline gösterin. TEMD kılavuzu, iki hafta içinde iyileşmeyen bir deri lezyonu olan diyabetli kişinin diyabetik ayak konusunda deneyimli bir merkeze yönlendirilmesini önerir[3].

Hangi durumların acil, hangilerinin kısa sürede hekim kontrolü gerektirdiğini diyabetik ayak yarası ne zaman tehlikelidir sayfasında ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.

Sık sorulan sorular: Diyabetik Ayak Yarası

Diyabetik ayak yarası kendiliğinden geçer mi?

Yaranın arkasındaki neden ortadan kalkmadıkça genellikle geçmez. Bası sürüyorsa, dolaşım yetersizse ya da enfeksiyon varsa yara aylarca açık kalabilir ve derinleşebilir. Küçük görünen bir yara bile bu nedenle hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Yaram hiç ağrımıyor, yine de ciddi olabilir mi?

Evet. Diyabetik ayak yaralarının çoğunda sinir hasarı vardır ve ağrı hissi azalmıştır. Ağrısız olması, yaranın yüzeysel ya da önemsiz olduğu anlamına gelmez; ağır dolaşım bozukluğu ya da derin enfeksiyon olan yaralar da ağrısız seyredebilir.

Yaraya hava aldırmak iyileşmeyi hızlandırır mı?

Hayır. Kılavuzlar, yara akıntısını kontrol eden ve yarayı nemli tutan örtüler kullanılmasını önerir[1]. Açıkta bırakılan yara kurur, kabuklanır ve mikroplara daha açık hâle gelir. Hangi örtünün uygun olduğuna yaranızı gören sağlık ekibi karar verir.

Diyabetik ayak yarası ne kadar sürede iyileşir?

Bunun tek bir cevabı yoktur; süre yaranın derinliğine, enfeksiyon olup olmamasına, dolaşıma ve yükün ne kadar iyi kaldırıldığına bağlıdır. Önemli olan, düzenli kontrollerde yaranın küçüldüğünün görülmesidir. Uygun tedaviye rağmen 4–6 haftada iyileşme belirtisi yoksa tedavi planı yeniden gözden geçirilir[1].

Yaram iyileşti, bir daha olur mu?

Olabilir. İyileşmiş yarası olan bir ayak, yeni yara açısından en yüksek risk grubunda kabul edilir; uluslararası kılavuz bu durumu "iyileşme" yerine "remisyon" olarak tanımlar ve ömür boyu koruma önerir[1]. Düzenli ayak kontrolü, uygun ayakkabı ve günlük bakım bu riski azaltmanın temelidir.

Kaynaklar: Diyabetik Ayak Yarası

  1. Schaper NC, van Netten JJ, Apelqvist J, ve ark. Practical guidelines on the prevention and management of diabetes-related foot disease (IWGDF 2023 update). Diabetes/Metabolism Research and Reviews, 2024;40(3):e3657. iwgdfguidelines.org
  2. Monteiro-Soares M, Hamilton EJ, Russell DA, ve ark. Guidelines on the classification of foot ulcers in people with diabetes (IWGDF 2023 update). Diabetes/Metabolism Research and Reviews, 2024;40(3):e3648. iwgdfguidelines.org
  3. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği. Diabetes Mellitus ve Komplikasyonlarının Tanı, Tedavi ve İzlem Kılavuzu 2026, Bölüm 14: Diyabetik Ayak Sorunları. Ankara, 2026. temd.org.tr
  4. Senneville É, Albalawi Z, van Asten SA, ve ark. IWGDF/IDSA guidelines on the diagnosis and treatment of diabetes-related foot infections (IWGDF/IDSA 2023). Diabetes/Metabolism Research and Reviews, 2024;40(3):e3687. iwgdfguidelines.org
  5. Fitridge R, Chuter V, Mills J, ve ark. The intersocietal IWGDF, ESVS, SVS guidelines on peripheral artery disease in people with diabetes and a foot ulcer. Diabetes/Metabolism Research and Reviews, 2024;40(3):e3686. iwgdfguidelines.org

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerine geçmez. Belirtileriniz için hekiminize başvurun, acil durumda 112'yi arayın.

İlgili rehberler: Diyabetik Ayak Yarası

Diyabetik Ayak

Diyabetik Ayak Nedir?

Diyabetik ayak nedir, neden gelişir, kimler risk altındadır? Sinir hasarı, damar daralması ve risk sınıflamasını sade…

Devamını oku

Diyabetik Ayak

Diyabetik Ayak Yarası Tedavisi

Diyabetik ayak yarası nasıl tedavi edilir? Yük boşaltma, debridman, nemli yara bakımı, enfeksiyon ve dolaşım tedavisi…

Devamını oku

Diyabetik Ayak

Diyabetik Ayak Enfeksiyonu

Diyabetik ayak enfeksiyonu nedir, şiddeti nasıl derecelendirilir, kemik enfeksiyonu nasıl araştırılır? Doğru kültürün…

Devamını oku

Diyabetik Ayak

Diyabetik Ayak Bakımı

Diyabetik ayak bakımı nasıl yapılır? Günlük kontrol, yıkama, nemlendirme, tırnak kesimi, nasır, çorap ve ayakkabı…

Devamını oku