Tıbbi Terimler Sözlüğü: Yara, Enfeksiyon ve Diyabetik Ayak
Kısaca
Bu sözlük, yara, enfeksiyon, bası yarası ve diyabetik ayakla ilgili raporlarda ve muayene sırasında sık duyulan tıbbi terimleri sade bir dille açıklar. Terimler alfabetik sıradadır; her birinin altında kısa bir tanım ve konuyu ayrıntılı anlatan sayfaya bağlantı bulunur. Tanımlar mümkün olduğunca uluslararası kılavuzlardaki karşılıklarına dayanır.

Bu tıbbi terimler sözlüğü, yara, enfeksiyon, bası yarası ve diyabetik ayakla ilgili raporlarda, reçetelerde ya da muayene sırasında karşınıza çıkabilecek terimleri sade bir dille açıklar. Terimler Türkçe alfabetik sıraya göre dizilmiştir. Bazı terimlerin İngilizce karşılığı da yaygın kullanıldığı için parantez içinde verilmiştir. Bir terimi daha ayrıntılı öğrenmek isterseniz tanımın altındaki bağlantıyı izleyebilirsiniz.
A
Abse
Doku içinde irin toplanmasıyla oluşan, çevresi sınırlanmış bir boşluktur. Derin enfeksiyonların bir biçimidir ve çoğu zaman yalnızca ilaçla değil, cerrahi olarak boşaltılarak tedavi edilir[1][2]. Ayrıntı için yumuşak doku enfeksiyonları sayfasına bakabilirsiniz.
Amputasyon
Bir uzvun bir bölümünün kemik ya da eklem düzeyinden cerrahi olarak alınmasıdır. Ayak bileği ve altındaki amputasyonlara minör, ayak bileğinin üzerindekilere majör amputasyon denir[1].
Antibiyogram
Kültürde üreyen bakterinin hangi antibiyotiklere duyarlı, hangilerine dirençli olduğunu gösteren laboratuvar testidir. Hekimin etkili antibiyotiği seçmesine yardım eder. Bkz. yara kültür testi.
Antimikrobiyal direnç
Bakteri, virüs, mantar ve parazitlerin kendilerine karşı kullanılan ilaçlara artık yanıt vermemesidir. Dünya Sağlık Örgütü, bu ilaçların yanlış ve gereğinden fazla kullanımını direncin başlıca nedenlerinden biri olarak gösterir[7]. Bkz. antibiyotik kullanımı.
Antiseptik
Deri ya da yara yüzeyindeki mikropları azaltmak için kullanılan maddelerdir. Yara üzerinde bilinçsiz kullanıldığında iyileşmekte olan dokuya da zarar verebilir; ne zaman ve hangisinin kullanılacağına hekim karar verir. Bkz. diyabetik ayak yarasında pansuman.
Ayak-bilek-kol indeksi (ABİ)
Ayak bileğinden ölçülen kan basıncının koldan ölçülen kan basıncına oranıdır. Bacak damarlarında daralma olup olmadığını değerlendirmek için kullanılan, ağrısız ve basit bir testtir. Diyabetik ayak muayenesinde ayak nabızları zayıf ya da alınamıyorsa ayak parmağı basıncıyla birlikte ölçülmesi önerilir[2].
B
Bariyer ürünü
Cildin üzerinde ince koruyucu bir tabaka oluşturarak onu idrar, dışkı ve ter gibi nem kaynaklarından koruyan krem ya da sıvı filmlerdir. Bası yarasını önlemeye yönelik cilt bakımının bir parçasıdır[4].
Bası yarası
Uzun süreli basınç ve makaslama kuvveti sonucu, çoğunlukla kemik çıkıntılarının üzerinde ya da bir tıbbi cihazın altında gelişen deri ve doku hasarıdır. Halk arasında yatak yarası denir; tıp dilinde basınç yarası ya da basınç hasarı terimleri de kullanılır[5]. Bkz. bası yarası nedir.
Biyofilm
Mikropların bir yüzeye tutunup kendi ürettikleri yapışkan bir tabakanın içinde topluluk hâlinde yaşamasıdır. Biyofilm içindeki mikroplar antibiyotiklere ve bağışıklık sistemine karşı daha dayanıklıdır; bu durum bazı kronik yaraların iyileşmesini geciktirebilir.
Braden ölçeği
Bası yarası riskini değerlendirmek için en sık kullanılan ölçeklerden biridir. Duyu algısı, nem, aktivite, hareketlilik, beslenme ve sürtünme/makaslama olmak üzere altı alana bakar; puan düştükçe risk artar[6]. Bkz. bası yarası risk faktörleri.
C
Charcot ayağı
Tıbbi adı Charcot nöro-osteoartropatisidir. Diyabeti ve sinir hasarı olan kişilerde ayaktaki kemik, eklem ve yumuşak dokuların zarar gördüğü iltihabi bir süreçtir. Aktif dönemde ayak kırmızı, sıcak ve şiştir; görüntülemede kemik değişiklikleri saptanır[1]. Tedavisinde ayağın hareketsizleştirilmesi ve yükten kurtarılması esastır[2]. Bkz. diyabetik ayak nedir.
D
Debridman
Yaradaki ölü dokunun, fibrinin ya da yara çevresindeki nasırın uzaklaştırılmasıdır. Amaç temiz bir yara yatağı oluşturmaktır[1]. Diyabetik ayak yarasında çoğunlukla keskin aletlerle, eğitimli bir sağlık çalışanı tarafından yapılır[2]. Bkz. diyabetik ayak yarası tedavisi.
Derin doku hasarı
Deri sağlam görünürken altında mor ya da bordo renkte bir alanın belirdiği bası yarası türüdür. Hasar en çok kemik ile kas arasında başlar ve deride görünür bir yara oluşmadan önce ilerleyebilir[5]. Bkz. bası yarası evreleri.
Destek yüzeyi
Basıncı vücudun daha geniş bir alanına dağıtmak için tasarlanmış yatak, şilte, minder ya da yatak üstü örtülerdir. Seçimde kişinin hareketliliği, kilosu ve mevcut yaraları dikkate alınır[4]. Bkz. yatak yarası nasıl önlenir.
Diyabetik ayak
Diyabeti olan bir kişinin ayağında sinir hasarı, damar hastalığı, enfeksiyon, yara, Charcot ayağı, kangren ya da amputasyondan bir veya birkaçının bulunmasıdır. Uluslararası Diyabetik Ayak Çalışma Grubu (IWGDF) bu tabloyu "diyabete bağlı ayak hastalığı" olarak tanımlar[1]. Bkz. diyabetik ayak.
Diyabetik ayak yarası
Diyabeti olan kişinin ayağında, genellikle sinir hasarı ya da damar hastalığı zemininde gelişen yaradır. Sinir hasarı varsa nöropatik, damar hastalığı varsa iskemik, ikisi birlikteyse nöro-iskemik yara olarak adlandırılır[1]. Bkz. diyabetik ayak yarası.
E
Eksüda
Yaradan sızan sıvıdır. Miktarı, rengi, kıvamı ve kokusu yaranın durumu hakkında bilgi verir. Aşırı eksüda yara kenarındaki sağlam deriyi yumuşatabilir. Bkz. diyabetik ayak yarasında pansuman.
Epitelizasyon
Yara yüzeyinin yeni deri hücreleriyle kaplanmasıdır. IWGDF, yaranın tamamen epitelize olduğu ve akıntının kalmadığı durumu "iyileşmiş yara" olarak tanımlar[1].
Eritem
Basınçla bir ölçüde beyazlayan, kan akışının artmasına bağlı pembe ya da kırmızı renk değişikliğidir[1]. Bası yarası açısından, parmakla bastırıldığında hiç beyazlamayan kızarıklık ayrıca önemlidir (bkz. Solmayan kızarıklık).
Erizipel
Derinin üst katmanlarını tutan, sertlik, kızarıklık, ısı artışı ve ağrıyla seyreden bir enfeksiyondur. Selülitten farkı, deri altı yağ dokusuna inmemesidir[1].
Eskar
Yara yüzeyini kaplayan kuru, sert, kahverengi ya da siyah renkli ölü dokudur. Altındaki yaranın derinliğinin görülmesini engeller. Bkz. bası yarası evreleri.
F
Fibrin (sarı doku)
Yara tabanını kaplayan sarı-beyaz, yumuşak ve yapışkan ölü doku tabakasıdır; İngilizce "slough" olarak da geçer. Debridmanla uzaklaştırılan dokular arasındadır[1].
G
Gangren (kangren)
Yetersiz kan akımı, enfeksiyon ya da yaralanma sonucu dokunun ölmesidir. Enfeksiyon yoksa doku genellikle kuru ve siyahtır (kuru gangren); enfeksiyonla birlikte doku çürür, çevresinde selülit gelişir (yaş gangren)[1]. Bkz. diyabetik ayak yarası ne zaman tehlikeli.
Granülasyon dokusu
İyileşmekte olan yaranın tabanında görülen, kırmızı-pembe, nemli ve hafif pürüzlü yeni dokudur. Yeni oluşan küçük damarlardan zengindir ve genellikle yaranın iyileşme yolunda olduğunu gösterir.
İ
İnkontinans ilişkili dermatit
İdrar ya da dışkıyla uzun süre temas eden derinin tahriş olup kızarması ve soyulmasıdır. Bası yarasıyla karıştırılabilir ama nedeni ve bakımı farklıdır; deri hemen temizlenip nemden korunmalıdır[4].
İskemi
Ayağa ya da ayağın bir bölümüne gelen kanın dokunun ihtiyacını karşılayamaması ve buna bağlı belirti ya da bulguların ortaya çıkmasıdır[1]. İskemi yara iyileşmesini belirgin biçimde zorlaştırır.
K
Kallus (nasır)
Derinin dış tabakasının aşırı ve tekrarlayan mekanik yük nedeniyle kalınlaşmasıdır[1]. Diyabetik ayakta kalın nasırın altında yara gelişebileceği için nasır bakımı eğitimli bir sağlık çalışanına yaptırılmalıdır. Bkz. diyabetik ayak yarasından korunma.
Kemiğe sonda testi
Steril, ucu küt bir metal aletin yaranın içine nazikçe ilerletilerek kemiğe ulaşılıp ulaşılmadığının kontrol edilmesidir (İngilizce "probe-to-bone"). Osteomiyelit şüphesinde röntgen ve kan tahlilleriyle birlikte değerlendirilir[3].
Kladikasyo
Yürürken bacakta ortaya çıkan ve dinlenince geçen ağrıdır. Bacak damarlarındaki daralmanın (periferik arter hastalığı) tipik belirtisidir[1].
Kolonizasyon
Yara yüzeyinde bakterilerin bulunması, ancak dokuya girip enfeksiyon oluşturmamasıdır. Açık yaraların hemen hepsinde kolonizasyon vardır; bu yüzden kültürde bakteri üremesi tek başına enfeksiyon olduğu anlamına gelmez[3]. Bkz. yara enfeksiyonu belirtileri.
Koruyucu duyu kaybı
Sinir hasarına bağlı olarak ayağın hafif basıncı hissedememesidir. Muayenede genellikle 10 gramlık monofilamanla saptanır[1]. Bu durumdaki kişi ayakkabısındaki bir taşı ya da sıcak suyu fark etmeyebilir.
Kültür
Yaradan, kandan ya da kemikten alınan örnekte mikroorganizmaların laboratuvarda üretilmesidir. Diyabetik ayak enfeksiyonunda yüzeyden alınan sürüntü yerine, aseptik koşullarda küretaj ya da biyopsiyle doku örneği alınması tercih edilir[3]. Bkz. yara kültür testi.
M
Makaslama kuvveti
Deri yerinde sabit kalırken altındaki dokuların kaymasıyla oluşan gerilmedir. Yatak başı yükseltildiğinde hastanın aşağı kayması ya da çarşaf üzerinde sürüklenmesi tipik örnektir. Basınçla birlikte bası yarasının temel nedenlerindendir[5].
Maserasyon
Uzun süre neme maruz kalan derinin beyazlayıp yumuşaması ve kolay hasar görür hâle gelmesidir. IWGDF, diyabetik ayağın yıkanmasını ama suda bekletilmemesini bu nedenle önerir[2].
Monofilaman testi
Ucu bükülene kadar deriye bastırılan ince naylon bir telle ayağın belirli noktalarındaki basınç hissinin kontrol edilmesidir. 10 gramlık monofilamanın hissedilmemesi koruyucu duyu kaybını gösterir[1][2]. Bkz. diyabetik ayak belirtileri.
N
Nekroz
Canlılığını yitirmiş, ölü dokudur[1]. Siyah ve kuru (eskar) ya da sarı ve yumuşak (fibrin) görünebilir. Enfeksiyon için uygun bir ortam oluşturduğu için genellikle uzaklaştırılır.
Norton ölçeği
Bası yarası riskini değerlendirmek için kullanılan, Braden ölçeğiyle birlikte en yaygın iki ölçekten biridir. Diğer ölçekler gibi klinik değerlendirmeyle birlikte kullanılır[6].
Nöropati
Sinirlerin işlev bozukluğudur. Diyabette en sık ayaklardaki sinirler etkilenir; uyuşma, karıncalanma, yanma ya da his kaybıyla kendini gösterebilir[1]. Bkz. diyabetik ayak nedir.
O
Offloading
İngilizce "yükten kurtarma" anlamına gelir. Bkz. Yük boşaltma.
Osteomiyelit
Kemiğin, kemik iliğini de içine alan enfeksiyonudur[1]. Diyabetik ayakta derin ya da uzun süredir açık olan yaraların altında gelişebilir. Tanıda kemiğe sonda testi, röntgen ve kan tahlilleri birlikte değerlendirilir; gerekirse ileri görüntüleme ya da kemik örneği istenir[3]. Bkz. diyabetik ayak enfeksiyonu.
Ö
Ödem
Doku aralarında sıvı birikmesine bağlı bacak ya da ayak şişliğidir[1]. Ödem yara iyileşmesini yavaşlatabilir ve ayakkabının sıkmasına yol açabilir.
Ön-ülseratif lezyon
Henüz yara olmamış ama yaraya dönüşme olasılığı yüksek olan bulgudur: kabarcık, deri altında kan oturması ya da derin katmana ulaşmayan deri çatlağı gibi[1]. Bkz. diyabetik ayak yarasından korunma.
P
Pansuman
Yaranın temizlenip uygun bir örtüyle kapatılmasıdır. Amaç yarayı korumak, nem dengesini sağlamak ve akıntıyı yönetmektir. Bkz. diyabetik ayak yarasında pansuman ve bası yarası bakımı.
Periferik arter hastalığı
Karın aortunun alt kısmından ayağa kadar uzanan atardamarlarda damar sertliğine bağlı daralma ya da tıkanmadır. Bacaklarda ve ayaklarda kan akışını bozar[1]. Diyabetik ayak yaralarının iyileşmesini zorlaştıran başlıca etkenlerdendir.
R
Remisyon
IWGDF'nin tanımıyla, ayaktaki tüm yaralar iyileştikten sonra derinin sağlam olduğu ve enfeksiyonun bulunmadığı durumdur[1]. Remisyondaki ayak yeni yara açılması açısından en yüksek risk grubundadır ve ömür boyu takip gerektirir[2]. Bkz. diyabetik ayak yarasından korunma.
Revaskülarizasyon
Daralmış ya da tıkanmış atardamarın balon, stent veya baypas ameliyatıyla açılarak dokuya giden kan akışının yeniden sağlanmasıdır. Dolaşım bozukluğu olan diyabetik ayak yaralarında iyileşme için gerekebilir; yöntemi damar uzmanları kişiye göre belirler[2].
Risk sınıflaması (IWGDF)
Diyabeti olan kişilerin ayak yarası riskine göre 0'dan 3'e kadar dört gruba ayrılmasıdır. Sınıf, ayak muayenesinin ne sıklıkla yapılacağını ve hangi önlemlerin gerektiğini belirler[2]. Bkz. diyabetik ayak yarasından korunma.
S
Selülit
Derinin tüm katmanlarını ve deri altı yağ dokusunu tutan, sertlik, kızarıklık, ısı artışı ve ağrıyla seyreden bakteriyel enfeksiyondur[1]. Bkz. yumuşak doku enfeksiyonları.
Sepsis
Bağışıklık sisteminin bir enfeksiyona aşırı tepki vermesi sonucu organların zarar gördüğü, hayatı tehdit eden bir durumdur[8]. Ateş ya da düşük vücut ısısı ve titreme, bilinç bulanıklığı, nefes almada güçlük, hızlı nabız ya da tansiyon düşüklüğü gibi belirtiler acil başvuru gerektirir[8]. Bkz. yara enfeksiyonları.
Solmayan kızarıklık
Parmakla birkaç saniye bastırıldığında beyazlamayan kızarıklıktır. Bası yarasının en erken belirtisi olabilir ve basıncın o bölgeden hemen kaldırılmasını gerektirir. Koyu tenli kişilerde kızarıklık yerine renk değişikliği, ısı artışı ya da sertlik olarak fark edilebilir[4]. Bkz. bası yarası evreleri.
T
Terapötik ayakkabı
Ayağın şekline uyan ve belirli noktalardaki basıncı azaltacak şekilde tasarlanmış ayakkabı, tabanlık ya da ortezdir. Ekstra derinlikli ayakkabılar ve kişiye özel üretilenler bu gruptadır[2]. Bkz. diyabetik ayak yarasından korunma.
Total temas alçısı
Ayağa ve bacağa tam oturacak şekilde yapılan, dize kadar uzanan ve hasta tarafından çıkarılamayan alçıdır. Ayak tabanındaki nöropatik yaralarda yük boşaltmanın tercih edilen yöntemlerinden biridir; Charcot ayağının tedavisinde de kullanılır[2].
Tünel
Yaranın kenarının altında ya da yaradan dışarıya doğru, derin doku katmanları boyunca uzanan boşluktur. Yara dışarıdan küçük görünse bile altında geniş bir boşluk olabileceğini gösterir[5].
U, Ü
Ülser
Deride en az üst katmanı (epidermis) ve alt katmanın (dermis) bir kısmını içine alan açıklıktır[1]. Günlük dilde "yara" ile aynı anlamda kullanılır. Bkz. diyabetik ayak yarası.
W
Waterlow skoru
Özellikle İngiltere'de kullanılan bir bası yarası risk değerlendirme ölçeğidir. Braden ve Norton ölçekleri gibi klinik yargıyı desteklemek amacıyla kullanılır. Bkz. bası yarası risk faktörleri.
Y
Yara yatağı
Yaranın tabanıdır. Rengi ve dokusu (granülasyon, fibrin, nekroz) yaranın hangi aşamada olduğunu gösterir ve tedavi kararlarını yönlendirir.
Yük boşaltma
İngilizcesi "offloading" olan bu terim, ayağın belirli bir bölgesindeki mekanik yükün, yani basıncın azaltılması anlamına gelir[1]. Özel ayakkabı, çıkarılamayan alçı ya da bot, koltuk değneği ve bazı cerrahi işlemler bu amaçla kullanılır. Diyabetik ayak yarasının iyileşmesinde temel adımlardan biridir[2]. Bkz. diyabetik ayak yarası tedavisi.
Kaynaklar: Tıbbi Terimler Sözlüğü
- van Netten JJ, Bus SA, Apelqvist J, ve ark. Definitions and criteria for diabetes-related foot disease (IWGDF 2023 update). Diabetes/Metabolism Research and Reviews, 2023;e3654. doi.org/10.1002/dmrr.3654
- Schaper NC, van Netten JJ, Apelqvist J, Bus SA, Fitridge R, Game F, Monteiro-Soares M, Senneville E. Practical guidelines on the prevention and management of diabetes-related foot disease (IWGDF 2023 update). International Working Group on the Diabetic Foot, 2023. iwgdfguidelines.org
- Senneville É, Albalawi Z, van Asten SA, ve ark. Guidelines on the diagnosis and treatment of foot infection in persons with diabetes (IWGDF/IDSA 2023). International Working Group on the Diabetic Foot, 2023. iwgdfguidelines.org
- European Pressure Ulcer Advisory Panel, National Pressure Injury Advisory Panel, Pan Pacific Pressure Injury Alliance. Prevention and Treatment of Pressure Ulcers/Injuries: Quick Reference Guide. Haesler E (Ed.). EPUAP/NPIAP/PPPIA, 2019. internationalguideline.com
- Zaidi SRH, El Khatib S, Sharma S. Pressure Injury. StatPearls. Treasure Island (FL): StatPearls Publishing; 2026. ncbi.nlm.nih.gov
- Agency for Healthcare Research and Quality (AHRQ). Preventing Pressure Ulcers in Hospitals: A Toolkit for Improving Quality of Care. Bölüm 3: What are the best practices in pressure ulcer prevention that we want to use? ahrq.gov
- World Health Organization (WHO). Antimicrobial resistance. Fact sheet. who.int
- World Health Organization (WHO). Sepsis. Fact sheet. who.int
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerine geçmez. Belirtileriniz için hekiminize başvurun, acil durumda 112'yi arayın.




